Odanın havası tam bir cehennem gibi kızışmıştı, üç beden birbirine yapışmış, acayip derecede aç ve kontrolsüzdü. Sarışın Peta Jensen, kahverengi Kissa Sins’in kocaman göğüslerine ellerini sertçe bastırırken, ortadaki Johnny Sins’in kalın sikişi onların arasında adeta sarsılmayan bir dağ gibiydi. Peta’nın ince parmakları Kissa’nın yumuşak amcığını eziyor, arada derin nefesler alıp kıçını daha da dışarı atıyordu. Kissa’nın kabarık baldırları sıyrılmış çorapların içinde titrerken, gözlerini kapatıp yüksek sesle inliyor, içini kemiklerine kadar saran zevkin pençesinde kıvranıyordu.
Johnny’nin elinden çıkan üç parmağı hızla Peta’nın baldırlarından tutup onu kendine doğru çekmesiyle işler iyice kızıştı. Sarışının dudakları Johnny’nin kalın yarak başını sıkıca kavradı, dişlerini hafifçe geçerek adamın teninde izler bırakırken göğüslerinin arasından kaygan tükürükler damlıyordu. Aynı anda Kissa arkadan sarılıp tuttuğu Johnny’nin kalçasına güçlü dayamalar yapıyor, her itişinde amcığını onun kaba yaragına sıktırıyordu. Üçlükteki bu vahşi uyum, odanın duvarlarında yankılanan kibirli inlemeler ve ağır nefes alışlarla bütünleşiyordu.
Peta yer değiştirmeye başladı; aniden üstüne oturup ters çöküş yaptığı adamın iri ve sıcak kokulu yaragını derinlere soktu. Kalçalarını ritmikçe oynatıyor, sert dayamalar karşısında yüzünde hem haz hem de açlığın karıştığı acayip bir ifade oluşuyordu. Arkasındaki Kissa ise yere çömelip Johnny’nin sert amcığını diliyle yalarken kendi saksoğunu eliyle hızlandırıyordu. Parmaklarının dansı Peta’nın ıslak açığını uyarıyor, kısa sürede üç beden birbirine dolanmış devasa bir orgazm bulutunda erimeye başladı.
Nihayet Johnny son gücüyle iki yanından tutup kızları kendine doğru çekti; dört elle çevrelediği oluğun içine hem itinayla hem hiddetle köklediğinde kaçınılmaz orgazm fırtınası patladı. Derin ve gürültülü iniltilerle birlikte amlarınden fışkıran zevk akıntısı yatağa yayıldı; terleyen tenler birbirine sıkıca yapıştıktan sonra uzun süre yerlerinden kımıldamadılar. Odaya yayılan bu ham, kanlı canlı sikiş enerjisi tüm sınırları kırmış, üç bedenin kanlı canlı arzularını en çıplak haliyle sergilemişti.